Euro.Message madebycat

GEÇMİŞ SERGİLER

51.SANAT YILI RESİM SERGİSİ - İSMAİL AVCI

20.12.2012 - 18.01.2013

Sanatçı ve sanat eğitimcisi olarak çalışmalarını sürdüren, Işık Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi İsmail Avcı'nın yağlıboya ve desen seçkilerinden oluşan "51. Sanat Yılı Resim Sergisi" 20 Aralık 2012 Perşembe günü Galeri Işık Teşvikiye'de sanatseverlerle buluşuyor.

İsmail Avcı, 19. kişisel sergisi olan "51. Sanat Yılı Resim Sergisi" ni; eğitim geleneği 1885 yılında başlayan ve o tarihten bu yana önce iyi insan yetiştirmeyi amaç edinmiş Feyziye Mektepleri Vakfı Işık Okulları'na ithaf etmiştir.

Sergi 20 Aralık 2012- 18 Ocak 2013 tarihleri arasında izlenebilir.

İsmail Avcı'nın sanatı üzerine

Prof. Dr. İsmail Tunalı;
"İsmail Avcı deseni, hayatın bir lüksü olarak değil de, bir yaşam tarzı olarak, varlığı tüm bir desen olarak görüyor. Varlık, doğa ve nesneler ona göre "az çizgi ve çok anlam" dialektiği içinde ancak kavranabilir. İsmail Avcı'nın tüm çalışmaları, bu anlayışın en mükemmel örneklerini ortaya koyuyor. Bu güçlü desen örnekleri, gençlik yıllarında Paris'te yapmış olduğu işlerden günümüze kadar yükselen bir çizgiyi gösterir. Ancak son beş on yıl içindeki çalışmalarına şimdi salt kontura bazı ışık-gölge gibi temel resimsel elementlerin de katıldığını görüyoruz. Sanatçının pentürde daha özgür ve daha yetkin olarak kullanabileceği bu resimsel elementleri desende de kullanmasının nedenini, sanırız ki sanatçının desene olan fanatik bağlılığıyla açıklamak olasıdır."

Prof. Dr. Ayla Ersoy;
"İsmail Avcı, 1960 sonrası Türk figür resminin içinde yer alan bir ressamdır. Figüratif gerçekçilik anlayışı içinde klasik ölçülere uygun, çağdaş anlatım dilini benimseyen ve sanatın hümanistik amacından ayrılmamaktadır. Sanatsal anlatımdaki duyarlılığı yansıtmada desenin ve çizginin önemli oduğunu düşünür. İsmail Avcı'nın resimlerinde kompozisyon başat öğe olarak önemini korur. Kompozisyon ile resmin bütününe yansıyan ritim, sanat yapıtlarının sanatsal -imgesel çatısını oluşturmaktadır. Suyu, taşı, toprağı ve insanı ile doğa İsmail Avcı'nın sanatının anahtarını oluşturur. Realist anlayışına uygun olarak doğada herşeyin en mükemmelinin var olduğu inancıyla, doğanın üstünde bir şey yaratılabileceğine inanmaz. Herşey doğada gizlidir ve insan doğanın bir parçasıdır. Her parça da bütüne göre her zaman eksik kalmakta, bütünün yetkinliğine ulaşamamaktadır. Sanatçıya düşen görev , içinde bulunduğu duruma ve döneme tanıklık etmektir. İsmail Avcı tanıklığını bir sanatçı eylemine dönüştürebildiği ölçüde, sanatın geçerli olacağını düşünmekte; gördüğüne, yaşadığına ve izlenimlerine bağlı kalmayı herşeyin üstünde tutmaktadır. Sanatçı çizdikleri ile bize bir takım olguların , nesnelerin, yaşanmış gerçeklerin bir antolojisini sunmaktadır."

Prof.Dr. Adnan Turani;
"Avcı'yı ben 1959-1960 ders yılı tanıdım. Uzun yıllar yatılı öğrenim yaşamının disiplin ve kontrolü içinde yetişmiş, sanatçı duyarlılığına sahip bir yetenek. Neredeyse bir ömür boyu sessiz sedasız bir çok çalışmayı geride bırakmış. Algılamaya dayanan bir yığın desen çalışmasına sahip. Ölçülü ve renkçi bir eğilim hemen çalışmalarında gözlemlenebiliyor. Takdire layık bir düzey var çalışmalarında. Kaligrafik izlenime dayalı, desensel bir yapı hep ön planda onun çalışmalarında. Boya kullanışı, desenine paralel, izlenimci yapıda. Samimi, kendi halinde ama iradeli davranışı O'nun tüm çalışmalarında var. Zaten İsmail'in gerçek yaşamdaki tavrı da aynı. Bu O'nun, kanımca en dikkate değer olumlu ve doğal karakteri."

Mustafa Tömekçe ;
"İsmail Avcı, duygu yüklü izlenimlerle yaptığı eserlerinde, kompozisyonlarında güçlü bür sanatsal anlatım ve özgün bir yorum ile Varlığa sürekli yaşam vermektedir. Tüm plastik sanatlar için temel veri desendir. O desenlerini, konuya kullandığı malzemey, ortama ve izlenimlerine göre, akıcı, yalın ve artistik çİzigilerle, açık-koyu değerlerle, orantılı ve dengeli bir şekilde tasarlamaktadır."